İstanbul okul değil.

stanbul fenomendir, ötesindeyse tarihte kalan hikayeler sandığı.

4 insan ve 2 çay

Beşiktaş’ta, kavşağın kenarındaki çay bahçesinde oturuyordum. Elimde önceki günden kalan gazeteyle arada bir yudumladığım çay bardağı ve çalan klasik müzik, serin bir öğle yaşatıyordu. Garsonlar ilgisiz. Sayıca azlar ve bu tasarruf müşteri memnuniyetinden daha önemli sanılmış. Telefonumun ekranına baktığımda “1 Yeni Mesaj” yazısını görmek istediğimi biliyordum. İç savaşı yoğun bir ilişkiyi ayakta tutmak, bir ülkeyi yönetmek kadar zordur. Bahçenin yanlarına ekilmiş küçük yeşillikler, kibar masalar, taş döşeli zemin ve üzerinden geçen nice insanlardan arta kalan tozlar arada bir göze çarpıyordu. Diğer masalarda oturan birçok çift hararetli tartışmalar içindeydiler. Evli olanlarla flört etmekte...

Artı eksi+-

Duygu zıtlıkları geliştirir insanı. Mutluluktan üzüntüye hızlı geçiş ve de tam tersi… En sevdiğin çikolatayı yerken yere düşmesi, bir dahaki tutuşunda parmaklarını kontrol etmeni; en sevdiğinle konuşurken sarf ettiğin yanlış cümle, bir dahaki konuşmana dikkat etmeni; en sevdiğin cümleyi yazarken suyun kesilmesi, daha iyi bahaneler üretmeni sağlar……

Sansüre Karşı Yürüyüş

Array

Pisiz

bir bir yitirdikleri oluyor insanın…gidenlerin ve terk edenlerin ardından bir cümle dahi kuramıyorsa insan, yitirdiklerini, asla unutamıyor.çayım demli, sigaram küllükte sefa sürüyor. bakıyorum da,istanbul’un serseri kokan bu semtinden pencere sadece karşı apartmanların komşusu.yıllar önce, mis kokulu bir şehrin çay bahçesindeydim tam da bugün. insana insandan yakın güvercinlerin gezindiği masamda karalanmış bembeyaz kağıtlar, şimdi yatağımın altında sap ve sarı. her şeyi geçtimgeçmiş terk edilir mi üstat? üstüne uzanıp geceleritürlü türlü rüyalarla uyandığım o kağıtların rengiinsana hiçbu kadar çeker mi… her sabah giyinip kuşanıptaksim yoluna düşüyorum ya azizim;o hiç bitmeyen yoksunluğu sankibu...

Select all friends * for facebook

Facebook’ta dolaşırken bir konu merak uyandırdı. Sevdiğim bir etkinliğe tüm arkadaşları davet etmek istesem de, kişileri tek tek seçmenin yaşattığı zaman kaybına bir çözüm olmalıydı. Kısa süren araştırma sonunda başarıya ulaştım lakin bunu paylaşıp paylaşmama düşüncesi için hayli zaman geçti. Kötüye kullanılmayacağını umud ederek anlatıya başlıyorum. Şimdi uygulama için adım adım ilerleyelim : 1) Mozilla Firefoz tarayıcımızı açalım. (mevcut değilse www.firefox.com adresinden yükleyebilirsiniz) 2) Greasemonkey eklentisine ihtiyacımız var. Çok kolay: Buraya tıklayarak açılan sayfadan “Add to Firefox” butonuna tıklayıp eklentimizi kuralım. (Bu işlemden sonra Firefox tarayıcımızı...

Bir eğitim çeşidi

Lafın olur olmadık geldiği anlarda biriyle bir sohbet esnasındadır öğrenci. Hangi ilhamın kaynak olduğu bilinmez de hemen hemen aynı ses tonuyla sorulur: “şimdi sen nerde okuyorsun?” “şimdi nerde okuyorsun sen?” “sen şimdi okuyorsun da nerde?” diye diye vs… Önce derin bir soluk alınır… Eldeki kadehten bir yudum çekilir. Olmadı bir ikincisi kendiliğinden gelir zaten… Sonra uzaktan eğitim’in ne olduğunu zihninde hızlı bir fotokopi makinesi edasıyla süzer öğrenci. Anlatması kolay olduğu kadar da zordur. En çok karıştırılan ise “açık öğretim” benzetmesidir… Ve ne örgün öğretim ne de ikinci öğretim olmadığını anlatmaya çalışınca...